Akyaka Kadın Azmağı Deresi işgal altında

-
Aa
+
a
a
a

“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deniz kıyılarındaki Kıyı Kanunu’na aykırı işgallerin kaldırılması için proje başlattıklarını açıkladı. "

Gezegenin Geleceği: 27 Haziran 2024
 

Gezegenin Geleceği: 27 Haziran 2024

podcast servisi: iTunes / RSS

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Kıyı Kanunu’na aykırı işgallerin kaldırılması için başlattığı ‘Denizler Halkındır’ projesi devam ederken, Muğla’da yaşanan kıyı işgallerine karşı eylemler ve tepkiler de sürüyor. Gökova Ekolojik Yaşam Derneği Başkanı Serdar Denktaş, Uluslararası Sakin Kentler Birliği (Cittaslow) Genel Sekreterliği tarafından ‘sakin kent’ ilan edilen, ABD Havacılık ve Uzay Ajansı tarafından (NASA) 2021 yılında görüntülerinin yayınlanmasıyla ilginin arttığı Akyaka Kadın Azmağı Deresi kıyısının restoran ve oteller tarafından işgal altında olduğuna dikkat çekti. Denktaş, göllerin ve akarsuların da Kıyı Kanunu’na tabi olduğunu belirterek, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deniz kıyılarındaki Kıyı Kanunu’na aykırı işgallerin kaldırılması için bir proje başlattıklarını açıkladı. Akyakalılar olarak Sayın Özhaseki, göllerin ve akarsuların da Kıyı Kanunu’na tabi olduğunu hatırlayacak mı çok merak ediyoruz. Zira yıllardır Akyaka'da Kadın Azmağı’nın kıyısı restoran ve oteller tarafından kapatılarak rant alanına dönüştürülmüş durumda,” dedi. Denktaş, konuya ilişkin sivil toplum örgütleri olarak Bakanlığa, Muğla Valiliği’ne ve Ula Belediyesi’ne verdikleri dilekçelerden sonuç alamadıklarını vurguladı.

İklim krizi geri dönülmez noktaya doğru ilerliyor

Yeni bir araştırmaya göre, iklim krizi dünyanın önemli alanlarında kontrol edilemeyen yangınların katlanarak artışına neden oluyor. Kontrol edilemeyen yangınlar, yaban hayatın yok oluşuna, can kaybına ve milyarlarca dolarlık zarara neden olurken, bilim insanları da iklim değişikliğinin ‘artık gözümüzün önünde cereyan ettiği’ uyarısında bulundu. Uydu verilerine dayanılarak yapılan analizler, geçen 20 yıl içinde ABD’nin batısı ile Akdeniz gibi bölgelerdeki ılıman iğne yapraklı ormanlardaki büyük yangınların 10 kat daha fazla çıkmaya başladığını ortaya koydu. Bu durum, Kuzey Avrupa ve Kanada’daki devasa büyüklükte olan kuzey ormanlarında ise yedi kat daha fazla olmaya başladı. Bu bölgelerin dışında Avustralya da büyük yangınlar açısından sıcak noktalardan birini oluşturdu.

'Sarı gelin' çekirge tehlikesi ile karşı karşıya

Trakya'da üreticinin 'sarı gelin' olarak adlandırdığı ayçiçeği, tarlaları sarıya boyarken, sıcaklık stresini şimdilik yenen ürün, şimdi de çekirge tehlikesi ile karşı karşıya. Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı ve Bitki Islahı Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yalçın Kaya, özellikle son yıllarda artan kış sıcaklıkları nedeniyle bitki zararlısı olarak adlandırılan çayır tırtılı ve çekirge gibi hayvanların larvalarının ölmediğini söyledi. Kaya, "Küresel ısınma çerçevesinde bu yıl son 70 yılın en sıcak kışlarından birini yaşadık. Bu tür sıcaklıklar, o dediğimiz zararlıların yok olmasını önlüyor. Bu çerçevede böyle yer yer de olsa bazen gerek tırtıl zararı olsun, gerekse çekirge zararı fazla fazla görülmeye başladı," dedi.

Cerratepe’deki madencilik faaliyetleri

BirGün’den Buse İlkin Yerli’nin haberine göre, Anayasa Mahkemesi'nin 2015’de Artvin Cerratepe’deki madencilik faaliyetleri için verilen 'Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu' raporuna karşı yapılan bireysel başvuruda ‘hak ihlali’ kararı vermesinin ardından karar Rize İdare Mahkemesi’ne gönderildi. Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu üyesi Avukat Bedrettin Kalın, "Rize İdare Mahkemesi'nin hak ihlali kararına uymaması durumunda, yasal çerçevede meşru direnme hakkımızı kullanmayı planlıyoruz. Kararın uygulanması tek talebimiz," diye konuştu. Kalın, BirGün TV'de Anayasa Mahkemesi'nin Artvin Cerattepe ile ilgili geçen haftalarda verdiği karar ve sonrasındaki gelişmelere dair açıklama yaptı. Bölgede maden çalışmalarına 2012 öncesi açılan ve kazanılan davaların olduğunu anımsatan Kalın, "2012'den sonra daha önce kazandığımız davalara rağmen Cerattepe bölgesi yeniden ihale edildi," dedi. 2015’in Haziran ayında, maden şirketinin çalışmalarına başlamak istemesiyle Cerattepe'de nöbetlerin başladığını anımsatan Kalın, sözlerine şöyle devam etti, "Cerratepe bölgesinde 2015 yılında alınmış olan hukuka ve adalete aykırı bir 'ÇED Olumlu' kararı ile ilgili bir davamız vardı. Yargısal süreçler tamamlandıktan sonra, Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştuk. 715 kişiyle yapmış olduğumuz başvuru, yedi yıl sonra ancak Anayasa Mahkemesi’nde sonuçlandırıldı. Anayasa Mahkemesi, yedi yıl süren bir inceleme sonucunda geçen Mayıs ayında hak ihlali kararı verdi. Anayasa Mahkemesi Cerattepe gibi bir yerde faaliyetin sürdürülemeyeceğini, normal ÇED prosedürüne uygun yapılması gerektiğini belirtti. Mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı verilmesi yönünde talepte bulunduk ve şimdi Rize İdare Mahkemesi'nin vereceği kararı bekliyoruz. Anayasa Mahkemesi kararları herkesi bağlar, karara uyulmasını bekliyoruz. Rize İdare Mahkemesi'nin hak ihlali kararına uymaması durumunda, yasal çerçevede meşru direnme hakkımızı kullanmayı planlıyoruz. Artvin'in problemi sadece Cerattepe'den ibaret değil; şu anda Artvin'in %70'i madenlere ruhsatlanmış durumda - 525 maden ruhsatı var. Daha bu hafta içinde ülke genelinde 545 maden ruhsatının toplu ihalesi yapıldı. İhalenin içinde Artvin'e de maden alanları düştü. Adaletten tek başına bir karar beklemekle sonuç alınamaz, vatandaşların sahip çıkmasıyla bir sonuç alınabilir,” dedi.